8 Nisan 2017 Cumartesi

ist.

sen,
hiç martıya ekmek attın mı?
sirkecide bir otel terasında.
her sabah uyanmanı bekleyen kaç martı var
ve her sabah yolunu gözleyen kaç sevda.
kaç soru daha gerek kadın?
denize ulaşmaya yakınken,
birden uyanmak
araba camında patlayan merminin sesi ile.
kaç cehennem paklar günahlarımızı,
günah kelimesi dimağımdan silineli çok olmuşken..
şimdi bitiyor hayal..
istanbul;

sisli ve yağmurlara gebe bir kadın gibi..

ses

dönüp baktığında geçmişine kalan tek şey içinde sen olan şarkılarmış,
sadece bir ses.
sahibi ölmüş ya da hüzünlü ya da unutmuştur,
seven gözlerini.
bir ses kalmış
çokça kadından sadece bir kaçından.
ah ayrılık....
hiç duyulmayacak bir kalemden sana geliyor her dize.
sanırım ölüme kadar çıkmayacak bir sızısın...
özlüyorum..

27 Ağustos 2016 Cumartesi

su

gereken malzeme biraz ışık,
ya ruhun olur
ya da ay'ın..
İki çift göz ve buruk şarap tadında bir yürek.
boynu hafif  yana eğilmiş küçük kadının meme uçlarından tutulmak hayata.
ah ne zor bir bilsen kaybetmek korkusu,
ne çok zor gelir içini açana elveda demek.
işte kadın,
karanlığın şiiri bu,
karanlıkta da olsa kokun içime doluyor
o gönül çukurundan...